Lastiğin Tarihi Gelişimi, Lastiklerin Tarihçesi

Lastikler bakıldığında kendi ekseni etrafında dönen basit bir malzeme gibidir. Ancak lastiğin gelişimi oldukça şaşırtıcı ve bir o kadar da eskidir.

Lastikler kendi ekseni etrafında dönmektedirler. Döndükçe gelişmekte, değişmekte, lastikler değiştikçe de insanlık, uygarlıklar ilerlemektedir. Eski çağlardan günümüze kadar lastiğin ilerlemesi hep insanlığın ve uygarlığın ilerlemesine eşdeğer olmuştur. Adeta yuvarlandıkça beraberinde tarihi ve medeniyeti de yuvarlamıştır.

Lastiğin tarihi gelişimi iki aşamada incelenebilir. Birinci aşaması tekerleğin icadı, ikinci aşama ise lastik olarak üretim aşaması.

Tekerleğin İcadı;

Tahminlere göre kesildikten sonra yatay olarak yatırılan ağaç kütüğünün kendi ekseni etrafında dönmesi insanlarda tekerleğin icadı için fikir oluşturmuştur. Kişi olarak ilk kez tekerleği bulan bilinmese de medeniyet olarak en eski Sümer uygarlığına ait çizimlerde tekerlek kullanıldığı görülmektedir.

Milattan 2000 yıl önce Mezopotamya uygarlığında tekerlekli at arabaları tarih sayfasında yerini alarak ahşap tekerleğin atlar yardımı ile çekilerek arabada kullanıldığı kayıtlara girmiştir. Bu tarihten sonra ise bugünkü şeklini alacak olan kauçuk malzemeden lastiğin kullanılmaya başlaması yani tahtanın kauçuk malzemeye dönüşmesi için 4 bin yıla yakın zaman gerekmektedir.

Kauçuk Malzemeden Lastiğin Yapımı

Ahşap tekerlekler tarih sahnesine çıktığı günden 1800’lü yıllara kadar kullanılmakta idi. Hatta bu yıllarda üretilen ilk otomobillerin tekerlekleri bile ahşaptan idi. Ancak lastiğe birden geçilmedi. Bu yıllarda ilk önce ahşap lastiğin etrafı bu kauçuk malzeme ile kaplanarak tekerleğin sarsıntı ve gürültüsü giderilmeye çalışıldı.

1888’li yıllara kadar içinde hava olmayan dolgu kauçuk malzeme ile ilk lastikler üretilmeye başlandı ve yavaş giden araçlarda yerini aldı.

1888 yılında Benz tarafından benzinli aracın icadı ile etrafı metalle çevrili, içi hava dolu kauçuk malzeme ile kaplı lastikte ortaya çıktı. Pnömatik olarak adlandırılan bu lastiklerin içinin hava dolu olması adeta bir devrim niteliğinde idi ve gerçek bu idi, yani bir devrim yaşanmıştı.

1895 yılında içi hava dolu bu lastikler Paris ve Bordeaux arasında yapılan otomobil yarışında kullanılarak tarihte bir ilk gerçekleşti.

Artık içi vaha dolu lastik dönemi başlamıştı ve lastiğin gelişimi adeta baş döndürücü bir hızla ilerliyordu. 1905 yılında dişli lastikler üretilmiş ve nihayet 1920 yılında sentetik lastik endüstriyelleşerek daha geniş kitlelere ulaşmaya başlamıştır.

1923 yılında balon lastiğin icadı ile lastiğin darbeleri daha fazla emmesi sağlanmış ve bazı otomobillerde kullanımına başlanmıştır.  Artık bundan sonrası çorap söküğü gibi devam etmiştir ve lastikler daha hızlı şekilde gelişme göstermiştir.

1940 yılında ilk defa lastiklerin yapısı araçlarda yakıt tasarrufu elde etmek için incelemeye alınmış ve bu amaca yönelik üretim şekli değişmiş ve gelişmiştir. İç lastiksiz lastik ilk defa 1947 yılında üretilmiş bunu ise 1949 yılında bulunan Radyal lastiğin icadı takip etmiştir.

1970’li yıllardan sonra ise lastik gelişimi güvenlik konusu göz önüne alınarak devam etmiştir. Bu tarihlerde saatte 80 kilometre hızlara ulaşabilecek kalitede lastik üretilmeye başlanmış, üstelik patladıktan sonra giden lastikte bu yıllarda üretilmiştir.

1980 yılından sonra artık lastik üretiminde lüks başlamıştır. Lastiğe verilen desenler ve üretim kalitesi ile patlasa bile sabit hızda gidebilen lastiklerin üretimine geçilmiştir. Bundan sonra performans lastikleri üretilmiş ve böylece 2000’li yıllara gelinmiştir. Yaz lastiği, kış lastiği, performans lastiği gibi kişilerin ihtiyacına ve emniyetine yönelik, aynı zamanda yakıt tasarrufu gibi pek çok özelliği bir arada sunan lastiklerin üretimine geçilmiştir.

Günümüzde ultra teknolojilerle birçok özelliği sunan, uzun ömürlü, yüksek hız kapasitesine sahip, uzun ömürlü, sağlam, yol tutuş kapasitesi yüksek ve birçok özelliği bir arada sunan, müşterilerin ihtiyacına cevap veren lastikler üretilmektedir.

Bu yazıyı paylaş